genital-estetik.jpg
25/Şub/2018

GENİTAL BÖLGE ESTETİĞİ

Genital bölge estetiği, her geçen gün dünyada yaygınlaşmakta olup, hem kozmetik hem de medikal nedenlerle yapılmaktadır. Kozmetik neden ile yapılan ameliyat kadının kendine olan özgüvenini artırmakta, cinsel hayatındaki sıkıntıları gidermektedir. Medikal nedenler ise kadının hayat kalitesini bozduğu için önerilmektedir. Günümüzde en sık uyguladığımız operasyonlar, dış genital bölgenin görünümünü değiştiren perinoplasti, vajinayı daraltmaya yönelik vajinoplasti, iç dudakları küçültülmeye yönelik labioplasti ameliyatlarıdır. Jinekologlar tarafından çok sık yapılan operasyonlardan olup, vajina ve perine bölgesinin en sık yapılan estetik ameliyatlarıdır.

Medikal olarak düşük riskli bir ameliyatlardır. Hijyen ve iyileşme süresi açısından adet döneminin hemen bitiminde yapılmalıdır. En fazla bir saat sürmektedir, genellikle genel anestezi altında ameliyathane ortamında yapılmaktadır. Bir hafta sonra dikişler iyileşmeye başlamakta olup, en fazla 3 hafta sonunda tamamen iyileşme gerçekleşir. Kendiliğinden eriyen dikişler kullanılmaktadır. İyileşme sürecinde hijyene dikkat edildiği sürece herhangi bir problem yaşanmamaktadır. Ameliyat sonrası ağrı hafif yaşanır, ağrı kesicilerle hafifletilmektedir. Cinsel ilişki yasağı bir ay süre ile uygulanmaktadır.

LABIOPLASTİ (İÇ DUDAKLARI KÜÇÜLTME)

Dış genital bölgenin görünümünü değiştirmek için en sık yapılan ameliyatlardandır. İç dudaklar, dış dudakların iç kısmında olup, vajina girişini ve idrar deliğini çevreleyerek dış etkenlerden korur. İç dudaklardaki bu şekil bozukluğu; kabarıklık, uzama, iki dudak arasındaki asimetri şeklindedir. Çoğunlukla doğuştan olup, doğumlardan sonra, kaza sonrası da gelişebilmektedir. Kadınlarda bu durum özgüven problemi yaratmakta olup hoşlanmamaktadırlar. Kadının cinsel partnerinden utanç duymasına bu da cinsel soğukluğa yol açmaktadır. Ayrıca yürürken, spor yaparken, cinsel ilişki sırasında rahatsızlık vermektedirler. Dar pantolon giyildiğinde ise tahriş olmaktadırlar. Labıoplasti ile estetik görünüm düzeltilmektedir.

VAJİNOPLASTİ (VAJİNA DARALTMA)

PERİNOPLASTİ (DIŞ GENİTAL BÖLGENİN GÖRÜNÜMÜNÜ DÜZELTME)

Vajina daraltma ameliyatı yaşa, gebeliğe, doğuma bağlı vajinada olan genişlemeyi düzeltmeye yönelik yapılan ameliyatdtır. Perinoplasti ise normal doğumlardan sonra dikişlere bağlı dış genital bölgedeki yırtıkları düzeltmek için yapılan ameliyatttır. Özellikle zor ve iri bebek doğumlarından sonra vajina ve vajina girişindeki perine bölgesinde yırtıklar, yanlış iyileşmeler ve vajinanın dokusunda bozulmalar, genişlemeler yaşanmaktadır. Vajinanın elastik yapısını yaşlanmaya, hormonal nedenlere, doğuştan nedenlere bağlı olarak kaybetmesi sonucuda vajinada genişlemeler yaşanmaktadır. Vajinadaki bu açıklık, cinsel ilişkide isteksizliğe, enfeksiyonlara, yürürken ve otururken rahatsızlık hissine yol açmaktadır.

Op. Deniz Güleryüz Çakmak


bursa-dogal-dogum.jpg
25/Şub/2018

Doğum, kadın hayatında yüzyıllardır kendiliğinden gerçekleşen fizyolojik bir olaydır. Doğal doğum ise, bu süreci mümkün olduğunca bozmadan eylemin kendi kendine başladığı, tıbbi gereklilik durumunda müdahalenin olduğu, bebeğin doğar doğmaz kordonu kesilmeden anne göğsü ile buluşarak ten tene temasın sağlandığı ve belli bir süre annenin göğsünde kaldığı doğum şeklidir. Bu yaklaşım için günümüzdeki uygulamalarda; doğal doğum, normal doğum, aktif doğum, içsel doğum, fizyolojik doğum, suda doğum, hipnozla doğum, gibi pek çok ifade kullanılmaktadır

Doğal doğumun en çok kabul edilen diğer tanımı da anne adayının içgüdülerinin rehberliğinde kendi doğumuna aktif olarak katıldığı ve gereksiz müdahalelerin olmadığı doğum eylemidir. Buna İçgüdüsel doğum da diyebiliriz. Yani kadının kendi içine döndüğü, düşünerek değil bilinçaltı seviyede gerçekleştirdiği doğum şeklidir. Bu sayede aktive olan hormonlar, anne ve bebeğini doğuma en sağlıklı biçimde hazırlamaktadır. Düşünerek ve sorgulayarak doğal doğum yapamayız. Gereksiz yere yapılan her müdahalenin doğumun işleyişi ve hormonların salınımı üzerine negatif etkisi vardır.

Doğal doğum yapılabilmesi için anne adayının gebe kaldığı dönemden itibaren doğuma hazırlanması gerekmektedir. Bunun için doğuma hazırlık eğitimleri, nefes, yoga-pilates çalışmalarına katılabilirler. Sonrasında ise gebenin eğitimlerde öğrendiklerini her gün kendi üstünde çalışarak bedenini ve zihnini doğuma hazırlanması önemlidir.

Tabi ki bunun yanında anne adayına sağlanan doğum ortamı da önemlidir. Anne adayına güven ve mahremiyetin olduğu ortamı sunmalıyız. Gebe kendi bedeni ve ruhuna güven ve saygı duymalıdır. . Doğumda anne adayına destek olacak sevdiği birinin (arkadaş/eş/doğum koçu) yanında olması önemlidir. Doğumda kadın istediği şekilde davranmalı ve hareket özgürlüğü sağlanmalıdır. Doğum, anne adayının işi olup, doktor ve ebe rehberlik yapmalı, tıbbi gereklilik durumunda müdahale etmelidirler.

Sonuç olarak doğum, yüzyıllardan beri kendiliğinden gerçekleşen bedenin doğal, normal ve sağlıklı bir fonksiyonudur.  Bu fizyolojik süreçte, gereğinde tıbbi müdahale yapılması önemlidir. Gebelik döneminde rol olan tüm hormonlar, anne ve bebeğini doğuma en sağlıklı biçimde hazırlamaktadır. Gebelik ve doğum eylemi bir hastalık değil, bedenin doğal, normal ve sağlıklı bir fonksiyonudur. Yeter ki biz bu doğal eylemin gerçekleşmesine izin verelim.

Op. Deniz Güleryüz Çakmak

 


vajinismus-nedir-1200x814.jpg
25/Şub/2018

Cinsel birleşme sırasında vajinayı çevreleyen kaslarda korku ve endişe sonucu yineleyici istemsiz kasılmalar olması ve cinsel birleşmenin gerçekleşemesi. …

VAJİNİSMUS NEDİR?

Vajinismus;cinsel birleşme sırasında vajinayı çevreleyen kaslarda korku ve endişe sonucu yineleyici biçimde istemsiz kasılmalar olması ve cinsel birleşmenin gerçekleşememe durumudur. Tüm dünyada sıkça karşılaşılan bir cinsel problemdir.Ülkemizde ortalama olarak her on kadından biri eşi ile ilişkide vajinismus sorunu yaşamaktadır. Vajinismus,kadının hem kendi kadınlığında eksiklik olduğunu düşünmesine hemde eşine karşı suçluluk hisssetmesine neden olur.

VAJİNİSMUSUN NEDENLERİ

Vajinismusun en sık görülen nedenleri arasında psikolojik kaygılar ağırlık kazanır.Kız çocuklarına öğretilen veya irademizin bilinçdışımıza kodladığı “cinsellik kötüdür.”,”kızlık zarı çok değerli ve korunması gereken şeydir.” düşünceleri bu problemin ortaya çıkmasında önemli yer tutar.

Bazende cinsel bilgi eksikliği, basit bir utanma ve cinsel duygulardaki baskılanma neden olabilir.

Bazende altta yatan neden özellikle çocukluk dönemindeki travmatik yaşantıdır.Bu durumda geçmişde yaşanmış taciz gibi travmatik olayların bilinçdışına itilen bugünkü izdüşümleri ve etkileri iç çatışmalara neden olup beden-zihin bütünlüğünü bozarak vajinismusa yol açabilir.

Vajinismus nedenlerini toparlayacak olursak;

  • İlk cinsel denemede acı duyma
  • Cinselliği değersizleştiren ve aşağılayan aile
  • Zayıf güçsüz anne, baskıcı otoriter baba(baba-kız ilişkisinde güçlükler)
  • Cinsel şiddet ve taciz, iğrenme veya hoşlanmama
  • İstemeden zorla evlendirilme, eşini sevmeme, eşle uyumsuzluk ve iletişim sorunları
  • Başarısızlık korkusu veya performans kaygısı
  • Cinsel tabular, yanlış bilgiler ve inanışlar
  • Kişilik bozuklukları
  • Ağrı eşiğinin düşük olması
  • Vajinal kayganlıkla ilgili problemler, cinsel organın giriş yerinin bilinmemesi
  • Kadının cinsel obje olarak algılanması
  • Ağrılı jinekolojik muayene deneyimi, vajinal enfeksiyonlar

VAJİNİSMUSUN BELİRTİLERİ

Vajinismus hastalarında kasılmalar sadece vajina girişinde değil, aynı zamanda karın, bel, sırt, bacak gibi vücudun başka bölgelerindeki kaslarda da görülmektedir. Bu kişilerde cinsel ilişkiyi izleyen zaman içinde vucutta yaygın kas ağrıları görülür. Kas ağrılarının yaygın olması vajinismus hastalığının şiddetli olduğunu gösterir.Bazı hastalarda ise kasılmalar tüm vücuda yayılmaksızın yalnızca vajina bölgesinde gerçekleşmektedir.

Vajinal kasılmaların çoğu hasta tarafından hissedilmekle birlikte,kişinin eşi tarafından da farkedilir. Eşler bu durumu adeta “vajina girişini kapatan bir duvar”gibi algılamaktadır.Kadınlar ise “orada bir duvar var”gibi ifadeleri sıklıkla kullanırlar. Kontrol dışındaki bu kasılmalar; kadında endişe, korku ve “panik atak benzeri” bir durum yaratır. Sonunda kadın ilişkiyi reddederek bacaklarını sıkıca kapatır, eşini iterek ilişkiyi sonlandırır. Ailelerin bu durumu bilmesi veya ilk geceye ait deliller istemeleri, ya da “hala çocuğunuz olmuyor mu?” şeklindeki soruları çiftin durumunu zora sokar. Genellikle kadın suçlanır ve erkeğin evliliği bitirmesi istenir.

VAJİNİSMUS TEDAVİSİNE YAKLAŞIM

Vajinismus tedavisinde,  kişiye özel bir tedavi planı gerekir. Tedavide problemi çözmek istemek ve yapabileceğine inanmak önemli bir adımdır. %100 tedavisi vardır. Vajinismus hastasının hikayesi üzerinden bir tedavi programı oluşturulur.Eşlerin katılımı destek ve anlayışı iyileşmeye olumlu bir katkı sağlar.

Öncelikle çiftler kişilik analizleri,evlilik ilişkileri,iletişim düzeyleri,cinsellikle ilgili düşünceleri ve duygusal çatışmalarınıda içine alan bütüncül bir değerlendirmeden geçirilmesi gerekir. Gene ilk gece, ilk cinsel ilişki,kızlık zarı ile ilgili yerleşmiş yanlış düşüncelerin ve inançların değiştirilmesi için bilgilendirme yapılır..

Bursa Vajinismus tedavisi sırasında çeşitli egzersiz programları yapılır.Bunlardan birkaçı;

-Kendi bedenini tanıma egzersizleri,

-Derin gevşeme egzersizleri,

-Pelvik taban kaslarını kontrol altına almayı sağlayan,egzersizler verilir.Bu egzersizlere’ Kegel Egzersizleri’ denir ve bu kasların üzerindeki bilinçli kontrol arttırılır.Vajinismus tedavisinin en önemli aşamalarından birini bu egzersizler oluşturur.

-Vajina genişletme egzersizleri.

Bu egzersizlerin tamamı,vajinismus tedavisinin başlangıcında tüm hastaları tedirgin edebilir.Ancak aşama aşama bu noktaya gelindiğinde,vajinismus hastasının kendine güveni ve kontrolü artar.Gereğinde terapist eşliğinde egzersizler yapılmaya başlanır ve ev ödevleriyle devam eder.Ev ödevlerinin iyi çalışılması ,tedavinin başarısını ve süresini etkileyen en önemli faktörlerdendir.İyice gevşemeyi öğrenen vajinismus hastalarında, bu uygulamalar son derece kolay olur.

Evlendikten sonra vajinismus gibi bir cinsel problemi yaşamamak için öncesinde mutlaka hastalarıma jinekolojik muayene yaptırmalarını ve cinsel bilgilendirme almalarını öneriyorum..


gebelikte-seker-hastaligi.jpeg
25/Şub/2018

Gebelik öncesi diabeti olmayan gebede, gebeliğin 24. haftasından sonra başlayıp, doğum sonrası 6. haftaya kadar devam eden sonra normale dönen şeker hastalığına gestasyonel diabet denir. Tüm gebelerin %5 inde görülmektedir.

Gebelikte diabet neden ortaya çıkar?

Gebelikte bebeğin gelişimine yönelik şeker metabolizmasında değişiklikler olur. Plasentadan salgılanan HPL adında hormon gebelikte bebeğe yeterli şeker gitmesini sağlamak amacıyla insülinin kan şekerini düşürücü etkisini baskılar. Gebelikte doğal olarak kan şekeri yüksekliğine yatkınlık oluşur. Bu eğilimin normal dışı artışıyla 24. haftadan sonra gestasyonel diabet görülür.

Hangi gebeler diabet açısından risk altındadır?

  • 35 yaşından büyük gebeler
  • Gebelik öncesi normalden fazla kilosu olan kadınlar
  • Polikistik over sendromlu kadınlar
  • Daha önce ölü doğum yapmış veya anomalili bebek doğurmuş kadınlar
  • Daha önce 4000 gr’ın üzerinde doğum yapmış kadınlar
  • Önceki gebeliğinde diabet hikayesi olan gebeler
  • Birinci derece akrabalarında diabet hikayesi olan gebeler

 

Gebelik diabetinin bulguları nelerdir?

Çok yemek yeme ve çok su içme, sık idrara gitme ve sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu, inatçı vajinal mantar enfeksiyonu, fazla kilo alımı şikayeti olanlarda gebelik diabeti tanıda düşünülür.

Gebelik diabetinde tanı nasıl konulur?

Gestasyonel diabet tanısı konulanların yarısında herhangi bir risk faktörü bulunmamaktadır. Bu nedenle tüm gebelere gebeliğin 24.-28. Haftaları arası glukoz tarama testi yapılmalıdır.

50 gr  oral glukoz tolerans testi: Açlık kan şekeri testi alındıktan sonra bir bardak suda eritilen 50 gr glukoz içilir. İçtikten 1 saat sonra tokluk kan şekeri ölçümü yapılır. Açlık kan şekeri 90’dan küçük, tokluk 1. Saat kan şekeri 140’ın altında olmalıdır. Değerlerden bir tanesinin yüksek olması diabet tanısı koydurmaz sadece şüphelendirir. Tanının doğrulanması için 100 gr OGTT yapılmalıdır.

100 gr oral glukoz tolerans testi: Gebelikte diabet tanısı koydurucu testtir.12 saatlik açlığı takiben  açlık kan şekeri ve bir bardak suda eritilmiş 100 gr glukoz içildikten sonra 1., 2., ve 3. Saatlerde yapılan kan şekeri ölçümü yapılır. Bu dört ölçümden 2 veya daha fazla değerin yüksek çıkması gestasyonel diabet tanısı koydurur.

Gebelik diabetinin komplikasyonları nelerdir?

Kontrolsuz gebelik diabeti durumunda annede ve bebekte gelişebilecek birtakım sıkıntılı durumlar mevcuttur.

 

Gebelikte aşırı kilo alma

Kontrolsüz diabette annede koma gelişme riski mevcuttur

Sık tekrarlayan idrar yolu ve vajinal mantar enfeksiyonları

Bebeğin normalden iri olma ve amnıyon sıvısının normalden fazla olma riski

Özellikle başta kalp olmak üzere doğumsal anomali olma riskinde artış

Ani anne karnında ölüm riski

İri bebeğe bağlı normal doğumda zorlanma riski, sezeryan oranında artış

Doğum sonrası bebekte görülebilecek metabolik düzensizlikler

Yenidoğan yoğun bakımı ihtiyacında artış

Gebelik diabetinin  takibi nasıl yapılmalıdır?

Gestasyonel diabetli gebelerin takibi normal gebelik takibinden farklıdır. Gebelik muayeneleri daha sık aralıklarla yapılır. Kontrollerde kan şekeri takipleri ve kilo alımları değerlendirilir. Anne adayı kan şekerlerini evde düzenli olarak takip edip, şeker takip çizelgesine 34. haftadan itibaren haftalık NST takibi yapılmalı. İki haftada bir ise ultrasonografi ile bebek gelişimine ve amniyon sıvısına bakılmalıdır.Anne bebek hareketlerini yakından takip etmelidir. Hareket azalması durumunda doktoruna hemen başvurmalıdır.

Gebelikte ağızdan şeker ilaçları tedavide kullanılmaz. Öncelikle diyet tedavisi başlanır. Gerekli görüldüğünde insülin tedavisine geçilir. Doğum şekli ve zamanlaması konusunda normal gebelikteki gibi davranılır. Engelleyici bir durum yoksa normal doğum yapılabilir.

Doğum sonrasında 6. Haftaya kadar şeker açısından dikkatli olunmalıdır. Gestasyonel diabeti olan gebelerde ileri ki hayatlarında  tip 2 diabet gelişme olasılığı yüksektir.


bursa-cinsel-isteksizlik-tedavisi.jpg
25/Şub/2018

CİNSEL İSTEKSİZLİK

Cinsel isteksizlik, kişinin karşı cinsle ilişkiye girme arzusunun olmama durumudur. Görme, koklama, işitme, dokunma, tatma, düşünce ve duygular cinsel isteği meydana getirir. Kişinin kendi iç dünyasında yaşadığı psikolojik etmenler, kendi biyolojik yapısı ile ilgili faktörler, çevresel ve kültürel faktörler cinsel istek düzeyimizi belirler. Hasta ya kendi kendine tanı koyar yada partneri tarafından tanı konulur. Yani değerlendirmede görecelik söz konusudur.  Bu durum partnerler arasında ciddi uyumsuzluğa ve çatışmalara yol açar. Ön planda sorun olarak veya başka bir cinsel sorunun altına saklanmış olarak karşımıza çıkar. Kadınlarda genel olarak görülme sıklığı  % 30 oranında olup en sık görülen cinsel işlev bozukluğudur.

Cinsel isteksizlik tipleri ergenlik döneminden beri görülen primer cinsel isteksizlik, cinsel sorunu olmayan bir kadının hayatının herhangi bir evresinde cinsel açıdan isteksizleşmesi ise sekonder cinsel isteksizliktir. Cinsel isteksizlik ağrılı cinsel birleşmeye, uyarılma ve orgazm bozukluklarına da neden olabilir. Bu durum partnerde de cinsel istekte azalmaya yol açabilir. Tam tersi partnerinde cinsel problem yaşayan kadında da isteksizlik olabilir. Kadınlarda cinsel isteksizlik; kızgınlık ve öfke, utanma, korku, endişe ve suçluluk hissetme duygularına açabilir.

CİNSEL İSTEKSİZLİK NEDENLERİ

       Primer cinsel isteksizlik;

  • Geçmişte yaşanmış olumsuz cinsel deneyimlerin bilinçdışı izdüşümleri; suçluluk ve günahkarlık duygularını içerir.

        Sekonder cinsel isteksizlik;

  • Yaşlanma
  • Cinsellikten uzun süre uzak kalmak
  • Kronik hastalıklar
  • Vajinal enfeksiyonlar
  • Evlilikte ilişki sorunları
  • Depresyon
  • Cinsel kimlik gelişiminde sorunlar
  • Dini baskılar
  • Gebe kalmaktan ve cinsel yolla bulaşan hastalık kapma korkusu
  • Hormonal bozukluklar
  • Gebelik ve lohusalık dönemi
  • Menopoz
  • İlaç yan etkileri

 

 Kadınların yaklaşık %1’de gerçekten fiziksel bir problem vardır. Geri kalan %99’luk kesimin problemi tamamen psikolojiktir.

DEĞERLENDİRME

  • Cinsel birleşme sıklığı
  • Cinsel düşünce ve fantezilerin sıklığı
  • Orgazm ile sonlanan cinsel etkinlik sayısı
  • Gerçekte istenen ideal cinsel istek sıklığı
  • Belirtilerin ortaya çıkmasından önce yaşanan olaylar
  • Psikolojik öykü ve evlilik öyküsü
  • Kadının hayatında düzen değişikliği olup olmadığı sorgulanır.

 

CİNSEL İSTEKSİZLİK TEDAVİSİ

Cinsel istek insanın içinde doğuştan vardır. Ve bu nehir içimizde akar. İsteksizlik durumunda bu nehir üzerinde bir baraj vardır. Tedavide bu barajın yıkılması amaçlanır. Kişinin kendi isteği ile gelip gelmediği, bu isteksizliği değiştirmek konusundaki farkındalığı çok önemlidir. Temel strateji kadının gevşemiş ve kaygılı olmayan durumdayken yeterli cinsel uyarıya tepki vermesini sağlayacak şekilde cinsel durumunun yeniden yapılandırması amaçlanır. Cinsel isteği azaltan etkenlerin bulunup ortadan kaldırılması ve kişinin cinsel arzuları ile uyumlu cinsel yaşamın sağlanması önemlidir.

Eğer neden herhangi bir hastalık, depresyon gibi ruhsal sorunlar yada ilaç kullanımından kaynaklanıyorsa bu durum ortadan kaldırılır.

Eğer çiftler arasında cinsel iletişim problemi varsa cinsel isteklerini daha rahat ifade edebilmelerinin sağlanması ve cinsel yaşamdaki kısıtlılıklarının kaldırılması amaçlanır. Yeniden flört havası yaratılmaya çalışılır, açık iletişim kurmak, partnere dokunmak, suçlamak yerine sorumluluk alma, endişelerin üzerine gitme, güç savaşlarına son verme amaçlanır. Kişilerin gizli kalmış arzu ve fantezilerinin uyandırılması amaçlanır. Hangi şartlarda hangi tür ve miktarda cinsellikten hoşlandıklarını belirlemek, isteklerini söylemekte onları vazgeçiren faktörlerin neler olduğunu belirlemek ve gidermek önemlidir.


drdenizgüleryüz

1979 yılında Kırıkkale’ de doğdum. Orta ve lise eğitimimi Kayseri Nuh Mehmet Baldöktü Anadolu Lisesinde tamamladım. 2003 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum. 2008 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum

Tüm Hakları Saklıdır. Op. Dr. Deniz Güleryüz Çakmak